The China Study – 1.Bölüm

Okumaya başladığım ilk günden beri yaşadığım dünyaya farklı bir gözle bakmamı sağlayan kitaplardan biri, The China Study. Kitabın yazarı T.Colin Campbell.  Kitap ile ilgili internet üzerinde kısa bir araştırma yaptığım zaman kitabın bir diyet kitabı olduğunu düşünmüştüm. Okumaya başladığım zaman ise bunun öyle olmadığını gördüm.

Diyet kitaplarını okumayı oldum olası sevmemişimdir. Bunun nedeni bu kitapların para kazanman amaçlı yazıldıklarını düşünmem. Okumaya çalıştığım birkaç diyet kitabında bu para kazanma amacını net bir şekilde hissettim. Diyet kitapları ile ilgili en sevmediğim konu ise insanları genellikle sürdürülebilir olmayan beslenme çeşitlerine yöneltiyor olmaları. Şöyle ki: kimileri insanlara her öğünde hayvansal protein almalarını öneriyor. Bu günümüzde zengin insanlar için bir seçenek olabilir ama parası et almaya yetmeyenler ne yapacak. Bu her öğünde protein yiyerek sağlıklı olunsaydı dünyanın en sağlıklı insanları zenginler olurdu ama bunun öyle olmadığını kolay bir şekilde görebiliyorum. Ayrıca bu hayvansal ürün tüketimi ekoloji içinde hiç sürdürülebilir değil. Kimi kitaplar da insanların her öğününü gram gram planlayarak fazla kalori alımını önlemeye çalışıyor ki bununda günümüzde uygulanabilir olmadığını kendi deneyimlerinden biliyorum. Sonuçta her öğünümü kendi evimde yiyemediğim için yediğim besinler üzerinde tam bir hakimiyete sahip olduğumu söyleyemem.

The China Study  kitabının diyet kitabı olmadığını düşünmemin en büyük önemli sebebi yukarıda saydığım ve problemli olduğunu düşündüğüm yaklaşımları sergilemiyor. Bence bu kitap olsa olsa bir yaşam tarzı kitabıdır. Burada tarif edilen yaşam tarzı nasıl bir yaşam tarzı mı? Bu yaşam tarzı hayatımızda daha az doktorun ve hastanenin olduğu daha sağlıklı bir yaşam tarzı. Bunu kim istemez ki(benim aklıma bunun olmasını istemeyecek en az üç grup geliyor)? Değil mi? Kitapta bahsi geçen yaşam tarzına ulaşmak için sadece bir yol önerilmekte. Çok basit bir yol. Beni burada en çok etkileyende bu yolun çok basit olmasıydı zaten. Diyet kitaplarında bahsedildiği gibi bu yaşam tarzına ulaşmak için 3gr ondan 5 gr şundan 4 öğün yemenize gerek yok.  Yapılması gereken tek şey hayvansal ürünlerin tüketiminin olabildiğince azaltılıp(mümkünse hepten bırakılması)  daha bitkisel, tam tahıllı(karmaşık karbonhidratlı) bir beslenmeye geçilmesi.

Diyelim ki hayvansal ürünlerin tüketimini kestik(burada hemen belirtmek istiyorum; kitabı okuduğum günden beri vejetaryenim ve bundan da çok memnunum) ve bunlar yerine bitkisel tam tahıllı ürünler tüketmeye başladık. Bunun benim sağlığım üzerine olumlu etkisi olacağını nasıl bilebilirim? Bu kitap zaten tam da bu noktada devreye girmekte. Kitapta, yapılmış bir bilimsel çalışmadan bahsedilmekte ve günümüzde insan sağlığı açısından en tehlikeli hastalıkların nasılda hayvansal ürünlerin tüketimiyle doğru orantılı olarak daha sık görüldüğü gözler önüne serilmekte.

Bu kitabın içeriği ile alakalı daha ayrıntılı bir yazı yazacağım. Burada son olarak kendi deneyimimden bahsetmek istiyorum. Bu kitapta belirtilen yaklaşımın doğru olduğunu düşünmemin en büyük etmenlerinden biri de bu yaşadığım deneyimler.  Öncelikler ne zaman  ağarlıklı olarak hayvansal protein içeren bir öğün yesem bu öğünün midemde saatlerce kaldığını ve beni çokça rahatsız ettiğini hissetmişimdir. Bu tarz öğünlerin sıklaştığı zamanlarda ise spor yaparken terimin tadanın ve kıvamının farklılaştığına idrar rengimin farklılaştığına hep şahit olmuşumdur.

The China Study – 1.Bölüm” için bir yorum

  1. Kitap önsözü sonsözü özeti misali merak uyandırıcı yazmışsın, listeme ekliyorum bunu da 🙂 yalnız bir ara kitap aşkından gaza gelip, kelimeleri ve hafiften bir anlamsal bütünlüğü bırakmışsın. (Ben de biraz gaza geldim) Dün birkaç dilim pizza yiyip 2 saat sonra koşuya çıktığımda, ki epeydir koşmuyordum, biraz zorlanma yaşadım, yarım saat kadar koştum ama koşunun en kolay anı en sonuydu, koştukça nefes almam kolaylaştı, aslında yediğim pizzayı bu koşu sırasında sindirdim denilebilir. Dediğin gibi midesel ve salgısal faktörler tamamen değişiyor yiyeceğe göre. Ama kimimiz için bunları değiştirmek daha zor. Her öğlen iş yerine yemek getirmek yahut çıkan yemeği kısmen yememek gibi seçeneğimiz olamayabiliyor her zaman. Ya da ailenle yaşarken evdeki düzene bir derece uymak gerekiyor. Senin çocukların şanslı olacak 😉

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s