Biraz Subliminal Mesaj, Biraz Tüketim

subliminal

İş yerinde aldığımız bir eğitimde (etkili iletişim teknikleri ve zaman yönetimi diye geçiyordu) bir video gösterilmişti, beni epey etkilediği için burada paylaşmak istiyorum.

Videoda gördüğümüz bir canlandırmaydı, bilmiyorum gerçeğine ne kadar yakındı fakat bunların hayatımızı çok etkilediğini düşünüyorum. Aslında bazen biraz durup soluklanmak ve neyi ne kadar istediğimizi düşünmek gerekiyor bence. Bu yöntemler internette özellikle satış amacıyla gözümüze sokuluyor. İstemeden karşılaştığımız reklamlar, beynimizin içinde durmadan dolaşıp duran reklam müzikleri, replikleri, bizi istemediğimiz sonlara doğru sürüklüyor. İnanmadığımız şeylere inanmaya başlıyoruz, ihtiyaç duymadığımız şeyleri satın almayı amaçlıyoruz. Biraz abartmış olabilirim fakat Kadir’in Farklı Olmak adlı postunda bahsettiğinden de çok farklı bir durum değil bu, hiç değilse bile, herkes, bir yerde, biraz etkileniyor, belki farkında, belki değil. Yukarıdaki videoyu izlemenizi isterim. Dediğim gibi video bir canlandırma fakat gerçekten benzeri yaşanmış bir olay mevcut.

Bugünlerde koşu için kullanabileceğim rüzgârlıkları araştırıyorum, Kadir biliyor ona da çeşitli modelleri göstermiştim, Nike’ın ürettiği birkaç model var beğendiğim, bir kısmı geçmiş sezona ait, yeni sezon bir modelin fiyatı 550 TL gibiydi, duyunca oha ! dedim hafif seslice ve sonra bir denedim, çok beğenmiştim 200 TL gibi bir fiyata almayı düşünürdüm. Fiyatın pahalı olmasının sebebi biraz marka, biraz konfor, biraz tekstil ve üzerindeki kimyasallar. İşim gereği tekstilinden ve kimyasalından da anlayabildiğim için o kadar pahalı olamayacağını biliyorum. Bugünlerde browserlarımda rüzgârlık reklamları çıkıyor doğal olarak, geçen gün, belki gerçekten 1 tane kalmış olan (Türkiye’de) bir modeli denedim, gerçekten bu beni mutlu edecek mi diye de düşündüm sonrasında, ki zaten biraz küçük olmuştu. 1 tane kalmış dememin sebebi bu ürünlerin 2. bir defa çıkmamasından, benzerleri olur fakat aynılarını yapmıyorlar. İnternette gördüğüm hissi yakından yakalayamamıştım bu sefer. Bazen ışık ve renkler bilgisayar başından daha cazip geliyor. Sonra düşününce esas istediğim şey olan, terletmeden ıslatmamayı sağlayacak hafif bir koşu yağmurluğu sadece Nike’da bulunmuyor. Ben de Kadir’in dediği gibi Farklı Olmak duygusuna mı kapılıyorum acaba.. Tabi Nike’ı tercih edersem uzun yıllar kullanacağımın ve hakkını verebileceğinin farkındayım, ama her zaman Nikeları tercih etmek hem gerekli değil hem de bütçeye uygun değil.

Gelelim tekrar subliminal kısma, bu eğitimden sonra John Carpenter’ın They Live filmini izlemiştim. Bu filmi çok önce de izlemiş olabilirdim, konusunu da bilmiyordum, aynı zamanlara denk gelmiş olması da hayatın çözemediğim tesadüflerinden biri. Spoiler’ları veriyorum, filmi izleyecekseniz bundan sonrasını okumayın ve videoyu izlemeyin ya da farketmez 🙂

They Live Gözlük Sahnesi

Aklıma filmlerdeki, reklamlardaki yasaklanmış anlık sahne koyulmaları geliyor. Filmdeki durum neden gerçek olmasın ki, yiyeceklere, içeceklere bağımlılık maddesi katan zihniyet bunu neden yapmasın ki. Bilemiyorum bana çok da imkansız gelmiyor. They Live We Sleep demiş youtube’daki bir video başlığında, hoşuma gitmişti. Filmin başrol oyuncusu 1-2 yıl önce filmin belgesel olduğunu söylemiş, kurmaca değil belgesel.. Bence de dünyanın yönetildiği bir yer olmalı.

Öte yandan neden animasyonlarda cinsel içerikli mesajların verilmeye çalışıldığını da pek anlayamıyorum, türümüzün devamından mı şüphe ediyorlar acaba.. Tamam akılda kalsın filan diye yapılıyor onu biliyorum ama, neyse.. İnternette dolaştıkça ne kadar da fazla olduklarını görüyorum, acaba bir kısmı tesadüf mü insan merak etmiyor değil..

Giderek sabırsızlaşan ve kabalaşan ruh hâlimi de biraz da bu durumlara bağlıyorum, açıktan yahut gizliden devamlı karşılaştığımız yönlendirmelere, unutkanlığımı teknolojinin gelişmesine bağlamam gibi. Bunu hatırladıkça daha sakin, olumlu ve düşünceli biri olduğumu da hatırlayacağım.

Anlayamadığımız şeylerin var olduğuna inanmak sevdası mı beni bilinmeyenlere yönlendiriyor bundan emin olamasam da bazı şeylerin varlığına inanmaya devam edeceğim. Çünkü aksini hiçbir zaman ispatlayamayacağımız kadar dünya büyük ve yaşanmış.

Biraz Subliminal Mesaj, Biraz Tüketim” için 3 yorum

  1. Berker, burada bahsettiğin konular benim Farklı Olmak postunda bahsettiğim konularla büyük paralellikler gösteriyor.

    Senin bahsettiğin Nike yağmurluk incelerken acaba abartıyormuyum hissini bende yaşıyorum çoğu zaman. Nike gibi büyük şirketlerin gerçekten reklam ve tanıtım etkinliklerine büyük paralar ayırıp insanların bilinç altını etkileme ve ürünlerini satma çabaları var. Bunun yapılmadığı idda edilemez. Birde şu var ki: Nike ve ona benzer büyük şirketlerin ürünlerinin tasarımları gerçekten iyi oluyor. Bazen ürünleri için abartılı denebilecek fiyatlar istiyorlar. Ben de bir Nike tekstil ürünü ya da ayakkabı alırken bir rahatsız oluyorum. Çünkü bana da çok pahalı geliyorlar. Sonra bir pazar araştırması yapıyorum ve görüyorum ki benim istediğim ürün sadece Nike da var. Ben genelde Nike ve diğer çok bilinen markaların ürünlerini alırken sesonu bitmiş ürünleri tercih ediyorum. Bu ürünler daha ucuz oluyorlar.

    Bu reklamlerla insanların bilinç altına yerleştirilmek istenen mesajların farkında olunca da insan daha bir bilinçli hareket edebiliyor. Ben bir reklamda çok hoşuma giden bir ürün görünce çoğu zaman bir düşünüyorum. Diyorum ki kendime: bu ürünü alınca hayatım nasıl değişecek ve bu ürün bana ne gibi kolaylıklar sağlayacak. Eğer ki bu soruları tatmin edici bir şekilde cevaplarsam bu ürünü direk alıyorum. Eğer ki bu sorulara verdiğim cevapları iyi bulmazsam çok sürüncemede kalıyorum. Çoğu zaman bundan dolayı da o ürünü almıyorum.

    İlk video daki olay bana çok ilginç geldi. Geçen olayın gerçeğe ne kadar yakın olduğunu çok merak ettim. İkinci videoyu izlemedim. Filmi izlemeyi düşündüğüm için.

    Bence, günümüzde reklamlar amacından şaştı. Bu sebeple reklam gösterip göstermeme artık insanlara sorulmalı ve hatta insanlar izledikleri reklamlar için paralar almalı. Bence reklamlara en kısa zamanda bir düzenleme getirilmeli.

    Çizgi filmlerde cinsel içerik gösterimini de ben şuna bağlıyorum Berker : bu gösterilen cinsel içerik sayesinde çocuklar ileriki yaşamlarında görecekleri reklamlara hazırlanıyorlar. Çünkü büyüklere satılamaya çalışılan bir çok ürün cinsel içerikle veriliyor. Küçük yaşta ileriki yaşamlarında görecekleri reklamlara hazırlanıyor çocuklar.

    Türümüzün devamından şüphe edip etmediklerini sormuşsun. Bence türümüzün devamı ile ilgili şüpheleri olsa bunu daha az cinsel içerik göstererek dile getirilerdi. Çünkü türümüzün devamını tehlikeye atan en büyük şey insan nufusunun kalabalıklığı ve bu nufusun ardı arkası kesilmeyen tüketim isteği…

    Türümüzün devamı bence tehlikede…

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s