Yağmurlu Bir Gündü..

http://afremov.com/BEWITCHED-PARK-Palette-knife-Oil-Painting-on-Canvas-by-Leonid-Afremov-Size-24-x40.html

Yağmur yağıyordu, aralıklı aralıksız, hızlı ve yavaş, gitgide değişen bir grafikte yağmur yağıyordu. İçinde yağmur öğesi geçen şarkılar aklına geliyordu. Muhtemelen yalnız olduğundan, düşünceleri daha da yoğunlaşıyordu. Nedense bütün şarkılar hüzünlüydü, oysa yağmur güzeldi. Belki de son kez yaşadığını düşününce herşey güzel olabilirdi. Sonların yanında ilkler de vardı. Çok eskide kalmış, tebessüm yaratan ilkler. İlk yağmuru tabi ki hatırlayamıyordu, fakat çocuk yaşındaki yağmurlardan birini hatırlayabildi, muhtemelen bir sonbahar yağmuruydu. Yağmurlu havalarda dışarı çıkabilen bir çocuk olduğu için şanslıydı. En azından yağmuru sevmemesine ilişkin bir neden oluşmasını önlüyordu. Özgürlükle alakalıydı belki, bilemedi. Üstünün başının kirlenmesi umrunda değildi, hasta olabilme ihtimali de, sonuçta dışarı çıkabilme iznini almıştı. Ayrıca hasta olabileceğini düşünmezdi, bir yağmur insana ne yapabilirdi ki. Düşünecek oyun ve eğlencenin yanında böyle saçma şeyleri düşünmeye aklı yetmiyordu o zamanlar. Bayırdan akan yağmur sularını izlemeyi severlerdi.

Bazen bakkaldan uhu ve yapıştırıcı gibi şeyler alıp akan yağmur sularına karıştırırlardı. Bu da bir sanattı belki, belki ebru sanatından bile güzel. Yağmur sularının akıp gittiği yerde küçük bir su birikintisi oluşmuştu. Birikintinin içinde yüzen minik kurbağa yavruları vardı. Farklı bir dünya gibiydi orası. Ve birazdan gökkuşağı çıkacak ve sonra bulutlar yavaşça dağılacaktı. Birlikte akmışlardı çocukken o bayırdan. Yapıştırıcı özellik de bulunsa, ayrım yaşanabiliyordu. Kimi kurbağa havuzunun içine gitti, kimi farklı yerlere aktı. Ayrım belki o günden belliydi. Yeni oyunlar oynanacaktı elbet; fakat bazıları katılmak istemedi, bazen sebepsiz. Bir şey de farketmezdi, karşılıklı ortak yaşamdı, son kullanma tarihi olan; fakat bilinmeyen karşılıklı bir ortak yaşamdı.

Yürürken karşıdan tanıdığı birinin geldiğini gördü, yanından geçerken ikisi de önüne bakıyordu. Ben seni tanımıyorum diyorlardı adeta. Oysa arkadaşlarının arkadaşlarından biriydi, vakti zamanında belirli bir süreyi birlikte geçirmişlerdi. Geçirilen sürenin ve üzerinden geçen zamanın ne önemi vardı ki, o zaman tanışıyorlardı ya da tanıyormuş gibi davranıyorlardı birbirlerine. Ne kadar süre gerekiyordu ki birbirlerini unutmak için, karşı tarafı bilmiyordu ama aslında o unutamazdı. Sadece unutmuş gibi davranmak için gereken süreyi biliyordu, birlikte geçirilen saniye için gün, dakika için hafta, saat için ay, gün ve ötesi için yıl gerekiyordu. Mesela 2. dereceden tanıdığı, yani arkadaşının arkadaşlarıyla geçirdiği bir kaç saati hiçe saymak için 1 ay yeterli olabilirdi. Belki de sadece yağmurdandı, veyahut gerçekten görememişti. Hafifçe başını eğdi, yürümeye devam etti. Bilemeyeceklerdi gerçeği, kendi gerçeğini bilirken karşısındakine bir laf edemezdi zaten. Cevabın koşarsam daha çok ıslanırım olduğuna karar verdi. Koşarsa terlerdi bir kere, yürümesinin sebebi bu değildi tabi, evden çıkarken şemsiye de alabilirdi sonuçta, ıslanmak tercihiydi. Yalnız başına yürüdüğü her yağmurda aklına gelen şarkı devam etti.

Yağmur ne güzel yağıyor

Sakın sorma neredeydin kaç zamandır

Dur sorma özledim seni..

Eksikliğin üzerineydi hatırladığı şarkılar, herhangi bir hissiyatla sarılacak kimsesinin olmaması tetiklemişti belki.

Birazdan yağmurun kesileceğini hissediyordu, yavaş yavaş azalıyordu taneler. Bulutlar çekildikçe gökkuşağı gözükmeye başladı. Gökkuşağını nedense herkes seviyordu, muhtemelen onunkisi yağmurlu günlerde oynarken yakalayabildiği içindi pazar öğleden sonraları. Fotoğrafını çekmek istedi, belki bir tane önceden çekmiş olduğu fotoğraf mevcuttu, hatırlayamadı. Fakat çocukluğuna ait o gökkuşaklarını hatırlayabiliyordu, hem…

İnsan sahip olamadığını daha çok düşünüyor ve önemsiyordu. Evet bazı şeylere sahip değildi ve belki de olamayacaktı da, fakat elinde bulundurduklarını sandıklarının değersizlikleri gibi bilinçsiz değildi ve gerçekten sahibi olamayacağı kiralama anlarının değerini daha iyi algılayabiliyordu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s