Zevke Göre Tasarlanmış Derya Kuzuları : Hibrit Balıklar

baliktezgahi

Semt pazarına gitmeyenimiz yoktur. Her çeşit sebze ve meyveyi semt pazarlarında bulmak mümkündür. Genelde her semtin pazarının kurulduğu özel bir gün vardır. Bu özel günde pazarcılar ürünlerini semt sakinlerinin beğenisine sunarlar. Farklı satıcıların sunduğu faklı kalitede ve faklı fiyattaki ürünler yüzlerce insanı semt pazarlarına çeker. Bir çok semt pazarında balıkçılara da rastlamak mümkündür. Balıkçılar havaların soğumasıyla pazarlarda tezgah açmaya başlarlar ve ürünleriyle pazarın zenginliğine zenginlik katarlar. Bu yazımda yaşadığım semtte bulunan pazardaki bir olaydan bahsetmek istiyorum. Bir balıkçı esnafının geliştirmiş olduğu ve bana “bu da oldu demek” dedirten olaydan bahsetmek istiyorum.

Uzun bir süre pazarımızda sadece bir balıkçı oldu. Bende bu balıkçıdan balık aldım. Aldığım balıklardan her zaman memnun kalmışımdır. Yaklaşık 3 ay önce pazarımızda bir değişiklik oldu. Balıkçıya rakip bir balıkçı geldi. Bu yeni balıkçının tezgahı tam da eski balıkçının karşısına kuruldu. Rakip balıkçının gelişini takip eden haftalarda balık fiyatları bir anda düştü. Fiyatlar yarı yarıya düştü diyebilirim. Bu ani düşüşün ardından fiyatlar sabitlendi ve iki balıkçının fiyatları aynı seviyeye geldi. Daha sonraki haftalar, balıkçılar tezgahlarının önünden geçen pazar ziyaretçilerini kendi tezgahlarına çekmek için kıyasıya yarışmaya başladırlar. Fiyatlar aynı olduğu için ve balıkçıların müşterilere tavırları hemen hemen aynı olduğu için pazar ziyaretçileri balık alacakları tezgahı seçmekte çok zorlanmaya başladırlar.

Ne olduysa geçen haftaki semt pazarının kurulduğu gün oldu. Pazara her zaman girdiğim yerden girdim. Tezgahlardaki ürünleri incelemeye başladım. O hafta balık almayı planlamadığım için balıkçı tezgahlarının önünden hızlıca geçmeyi planlıyordum. Sebze ve meyveleri incelerken bakışlarım bir anda bir kalabalığa takıldı. Bu kalabalık balıkçı tezgahlarının önündeydi. Balıkçı tezgahlarını hızlı geçme planımın suya düştüğünü anladım. Bu kalabalık beni çok meraklandırsa da o tarafa gitmek için ilk başta acele etmedim. Sonra kalabalığın çok hızlı artması, bütün bu kalabalığın sadece pazara yeni gelen balıkçının tezgahının önünde toplanmaya başlaması ve bu tezgahın önünde bir anda geriye doğru uzan bir kuyruğun oluşması beni daha çok meraklandırdı. Bende sebze ve meyveleri inceleme işimi bıraktım ve o tarafa doğru yürüdüm.

Yeni balıkçı tezgahının önüne geldiğim zaman bir andan çok şaşırdım. Kalabalığın arasından gördüğüm doktor kıyafetleri içerisinde birisiydi. Bu anda aklıma ilk gelen şey acaba birisine bir şey mi olduğuydu ama daha dikkatli bakınca doktor kıyafeti giyen kişinin yüksek bir tezgahın üzerindeki balıklarla çalışmakta olduğuydu. Bir anda buna bir anlam veremedim. Durumu anlamlandırmak için doktor kıyafeti giymiş kişi ile etrafındakiler arasındaki konuşmayı dinledim. Bu kişinin etrafındakiler müşterilerdi ve alacakları balığa nelerin takılmasını istediklerini ve nereye takılmasını istediklerini sıralıyorlardı.

Doktor kıyafetli kişi(balık cerrahı) müşterilerin isteklerine göre alacakları balığın görünüşünü değiştiriyordu. Bunu ya balığın uzuvlarını keserek ya da diğer balıklardan aldığı uzuvları(Solungaç, dokunaç, kollar vs.) elindeki balığa eklemek suretiyle yapıyordu. Müşteri bu esnada balık cerrahını gözlüyor ve istekleriyle cerrahı yönetiyordu. Cerrah her değişikliği büyük bir ustalıkla yapıyor. İstenmeyen parçaları çıkarmak için neşterini kullanıyor. Gerekli eklemeleri yapmak için önce neşteriyle diğer balıklardan ustalıkla kestiği uzuvları yeni balığa iğne ve iplik kullanarak ekliyordu. Cerrahın müşteri isteklerini tamamlaması ortalama 15 dakika kadar sürüyordu. Cerrah bir balık üzerinde gerekli geliştirmeyi bitirdiği zaman balığı temiz bir suyla yıkıyor ve yeni Hibrit Balığı kuyrukta bekleyenlerin beğenisine sunuyor sonra balığı şeffaf bir torbaya koyup müşterisine(yaratıcısına) veriyor. Yaratıcı, balığını alıyor tezgah sahibine gidiyor ve ödemesini yapıyordu. Fiyat şu şekilde belirleniyor; balığın parası artı cerrahın saatlik çalıma ücreti. Cerrahın saatlik çalışma ücreti 120 TL. Yani on dakikalık bir cerrah çalışması için yaratıcı sadece 20 TL cerrah çalıştırma ücreti ödüyordu. Bu hafta balık almayı düşünmediğimi söylemiştim ama bu sahneleri gördükten sonra sırf cerrah ve balıkçı ile muhabbet edebilmek için bende sıraya girdim ve beklemeye başladım.

Sıranın bana gelmesi yaklaşık 1 saat 35 dakika sürdü. Bu süre zarfında çok ilginç sahneler izledim: Yaşlı Anne ve Babalarının beğenisine göre balık yaptıranlar, çocuklarının beğenisine göre balık yaptıranlar, ilginç pazarlık sahneleri. Sıra bana geldiği zaman cerrah nasıl bir balık istediğimi ve hangi balığı temel alacağımızı sordu. Benim aklımda bir plan yoktu. Bu sebeple emin olmadığımı söyledim. O zaman cerrah bana çok tercih edilen temel balıklardan bahsetti ve çok tercih edilen ekleme çıkarmaları bana önermeye başladı. Benim sıraya geçmiş olmamın tek amacı bilgi almak olduğu için cerraha eve gelecek misafirlerimi şaşırtmak istediğimi söyledim ve bana özel bir şey yapmasını istedim. Yani işi onun becerisine bıraktım. Bu sayede olabildiğince uzun süre cerrahla sohbet edebilecektim ve konunun aslını anlayabilecektim. Cerrah bu önerimi hemen kabul etti ve benim için tercihleri bana da anlatarak yapmaya başladı. Cerrahın çalışmasını izledikçe işinde çok usta birisi olduğunu hissettim. İlk fırsatta bu mesleği kaç senedir yaptığını sordum. Bu soruyla beraber balık kokuları arasında sohbetimiz başlamış oldu.

Cerrah aslında estetik cerrahı olduğunu ve bu mesleği yaklaşık 38 senedir yaptığını, balık işinde yaklaşık iki haftadır olduğunu söyledi. Buna bir anlam veremedim. Neden bu mesleğe geçtiğini, eski işinden daha mı çok kazandığını sordum. Bunun daha çok kazanmayla ilgisinin olmadığını söyledi. Meselenenin aç kalmamak olduğunu söyledi. Sonra bana başından geçenleri anlattı. Özet olarak: Estetik cerrahıyken ünlü bir hastanede çalışıyormuş. Bir çok ünlü onun elinden çıkmış. Bu işinde çok kazanıyormuş. Senelerce burada çalışmış. Ayrıca özel bir muayhanesi de varmış. Daha sonra FETÖ / PDY operasyonu kapsamında işinden uzaklaştırılmış. Bu uzaklaştırmaya bir anlam verememiş. Kendisine yapılan bu suçlamanın dayanak noktasının ne olduğunu öğrenmek için bir avukat tutmuş. Bu çabalarından bir sonuç alamamış. Bu karara karşı dava açmış. Davası ilk celsede aleyhinde sonuçlanmış. Gene bir sonuç alamamış. Kısa bir süre sonra evine gelen posta yoluyla doktorluk lisansının ve özel muayhanesinin ruhsatının iptal edildiğini öğrenmiş. Bu kararlara karşı çıkmanın anlamsız olduğunu bildiği için  bu sefer karşı çıkmaya çalışmamış ve nasıl geçineceğini planlanlamaya başlamış. Elindeki, para ve mal mülk ile uzun bir süre idare edebileceğini hesaplamış. Ailesini sert günlerin beklediğini düşünmüş ama elindekilerin çocuklarını okutana kadar onlara yeteceğini düşünmüş. Evine gelen bir sonraki bildiriyle bu düşünceleri yanlışlanmış. Bu sefer malvarlığına el konulduğu ve el konulan mal varlığının hazineye aktarıldığını öğrenmiş. bu bildiriden bir hafta sonrada banka hesaplarına, arabasına, eşinin banka hesaplarına, eşinin arabasına, yazlıklarına ve evlerine el konulmuş. Cerrah ve ailesi evlerinde kapı dışarı edilmişler. Yakınları PARALEL damgası yememek için onlara yardım etmeye cesaret edememişler. Cerrahın aklına Kayserili askerlik arkadaşı gelmiş. Kısa bir süre önce bu arkadaşı Facebook üzerinden ondan bir doktor önerisi istemiş. Bu öneri isteği esnasında askerlik arkadaşının İstanbul’da semt pazarlarında balıkçılık yaptığını öğrenmiş. Kayserili balıkçı askerlik arkadaşından gelen bu yardım isteğine olumlu cevap vermiş. Cerrah ve ailesi balıkçının sahibi olduğu bir evde kiracı olarak kalmaya başlamışlar. Gittikleri ilk gün balıkçı ona aklındaki fikirden bahsetmiş ve bu fikrin onun şuanki durumu için de faydalı olacağından bahsetmiş. Cerrah bu konu üzerinde pek düşünmeden kendini bu maceranın içerisine atmış.

Balık cerrahının hikayesinin sonuna doğru benim balığın çalışmaları bitti. Cerrah balığı temiz suyun altına tuttu. Sonra benim beğenime, daha sonra da kalabalığın beğenisine sundu. Bu balık gerçekten diğer balıklardan çok faklı olmuştu: karşımdaki 2 kafalı, 3 solungaçlı, 8 dokunaçlı bir levrekti. Nasıl olduğunu bana sorduğu zaman içimde büyük bir tiksintiyle çok güzel olmuş dedim. Daha sonra balığımı torbaladı ve iyi günler diledi. Böylece cerrahla işim bitmiş oldu. Bu esnada cerrah sıraki müşteriyi yanına aldı. Ben balıkçının yanına gitti. Borcumun ne kadar olduğunu sordum. Balık için 35 TL cerrahın çalışması için ise 50 TL ödemem gerektiğini söyledi. Ödemeyi yaparken balıkçıya bu parlak fikrin aklına nereden geldiğini sordum. O da bana anlatmaya başladı.

Son zamanlarda Türkiye’deki fiyat artışlarından bahsetti. Sonra konuyu semt pazarlarındaki kıran kırana rekabete getirdi. Bu rakabetin fiyatları olabilecek en alt seviyeye çektiğinden bahsetti. Düşünürken düşünürken, her sene yeni özellikleri olan telefonları 12 ay taksitle aldığı aklına gelmiş. Balıklara yeni özellikler nasıl ekleyebileceği üzerine uzun bir süre kafa yormuş. Bu kafa yormalar bir sonuca ulaşmamış taki askerlik arkadaşı ondan yardım isteyene kadar. İşte o anda bu parlak fikir aklına gelmiş. Üniversite okuyan oğlunun da yardımıyla bir KOSKEP projesi bile yazmışlar. Bu projeye çok yenilikçi bulunmuş ve olumlu yanıt almış. Kısa bir süre sonra Türkiye’nin önde gelen Üniversitelerinin birsinde ofis açacaklarmış. Bu girişimleri sayesinde yakın zamanda kendilerinin uluslar arası pazarda bulmaları an meselesiymiş. Sanal bir mağaza kısa süre içerisinde www.yaraticibalik.net adresi üzerinde erişilebilir olacakmış.

Balıkçı bu girişiminin yüksek geliri olmayan insana da artık yaratıcı olma fırsatı tanıdığından bahsetti. Bu sayede normal insanlar da artık yaratıcı bir etkinlik içerisinde yer alabileceklermiş ve hatta bu etkinliğin sonunda çıkan ürünü eş, dost ve misafirlerinin beğenisine sunacaklar ve sonra afiyetle yiyeceklermiş. Balıkçı bu icadının insanları daha mutlu edeceğini düşünüyor. Belki bu icat sayesinde kısa bir süre sonra dünyanın en zengin ve mutlu ülkesi olabilirmişiz. Yaradanın da izniyle bu böyle olacakmış.

Paramı ödedim ve balığımla birlikte tezgahtan uzaklaştım. İçimde bir anda pazardan uzaklaşma isteği uyandı. Kendimi bulduğum ilk aralıktan pazarın dışına attım. Elimdeki yaratığı gördüğüm ilk çöp tenekesine attım ve evime koştum. Kirli hissettiğim zamanlardaki şeyi yapmak için, uzun bir duş almak için.

 

Zevke Göre Tasarlanmış Derya Kuzuları : Hibrit Balıklar” için 2 yorum

  1. Çok ilginç bir yazı olmuş, keyifle okudum 🙂 Öncelikle bu rakip meselesini ben de keskin bir şekilde Hisarüstü’ndeki Urfam ve Aspava’nın açık büfe kahvaltı olayınıda yaşamıştım. Birebir aynısı.

    Onun dışında olay bana acayip fantastik geldi, yani okurken hayalimde canlandırdığım balık cerrahı sanki kitaptaki bir karaktermiş gibi. Tabii senin akıcı dilin de çok güzeldi. Balık cerrahu fikri çok orjinal, yani tutacak bir proje kesinlikle. İnsanlar farklılıkları sever, hele çocukları için falan almak isterlerse ama fiyatı sebebiyle bunun daha elit semtlerde olması gerekiyor.

    Yazının sonuna gelirken tam senden balığın resmini istemeyi düşündüm ama atmışsın. Keşke atmasaymışsın. Ne kadar etik bir olay olmasa da bu hibrit balık olayı, bir kere bu olaya karışmışsın 🙂
    Yazının kapanışı da yine hikayevari olmuş. Yoksa herşey kurmaca mıydı? 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s