La Casa De Papel

Son döneme damga vurmuş bir diziden bahsedeceğim bugün; La Casa De Papel. Herkesin ağzında bu dizi var, ben de diziyi izleyen bir seyirci olarak spoiler vermeden biraz yorum katarak anlatmaya çalışacağım. Dizi İspanya menşeili ve 2 Mayıs 2017’de İspanyol televizyon kanalı Antena ‘te yayınlanmaya başlamış ve bitmiş. 

Sonrasında Netflix dizinin haklarını satın almış ve ufak tefek revizyonlar yaparak kendi platformunda yayınlamaya başlamış. Dizi kusursuz bir soygun hikayesini seyirciyle buluşturuyor. Profesör lakaplı bir karakter etrafında toplanmış 8 soyguncu İspanya Kraliyet Darphanesini soymaya karar verirler.

2-1

8 soyguncunun her birinin kendi alanında uzmanlıkları var; network security, sahte paralar, tetikçi vs. Uzunca bir süre planları üzerinde çalışırlar ki zaten bu filmin senaryosunun bu kadar mükemmele yakın hazırlanması çok kısa bir sürede planlasalar çok saçma olurdu. Ben aslında polisiye kitapları seven biri olarak bu tarz kurguları kitapta daha çok seviyorum fakat bu dizi gerçek anlamda başarılı. Sadece senaryo üzerinden güzel atıflar yapmak olmaz çünkü oyunculuklar da harikaydı. Kısaca karakterlerden bahsedeceğim. Karakterler kendi isimlerini kullanamayacakları için her birinin şehir ismi var; Berlin, Helsinki, Moskova, Tokyo, Rio, Oslo, Denver, Nairobi.

Berlin-en soldaki; gerçekten cool bir adam, bakmayın soyguncu olduğuna. Kendi prensipleri, ayrı bir karizması var. Yönetmeyi çok iyi yapıyor, iyi bir lider fakat fazla egoist. Bazen diziyi izlerken kızabiliyorsunuz fakat her zaman sadık bir adam oldu.

Tokyo-en sağdaki; diziyi genelde Tokyo anlatıyor bize. Dizinin seksi karakteri ve çok asi. Ben heralde böyle bir karakteri yine de takımımda istemezdim.

Rio-sağdan ikinci: alanında uzman genç bir kardeşimiz. İnternetle, bilgisayarla alakalı bir deha fakat bu iş için pek de uygun değil, özellikle yaşından ötürü.

Moskova-sağdan dördüncü; Denver’in babası, kazıcı. Duygusal bir adam, çok fazla göze batmıyor. Seviyoruz.

Oslo-soldan üçüncü; Kendisi İspanyolca konuşamadığı için konuştuğunu duymamış olabiliriz. Karizma bir karakter, ben sevmiştim.

Helsinki-soldan ikinci; Kaba görüntüsünün altında nazik bir adam yatıyor. Görev adamı.

Denver-sağdan üçüncü; bu karakteri çok sevdim. Saf salak bir şey fakat çok iyi niyetli. O gıcık kahkahası yok mu, bayılıyorum. Oyunculuk harika.

Nairobi-soldan dördüncü; tam bir kraliçe. Grubu bir arada tutan karakter bence. Samimiyetini seviyorsunuz.

Profesör-ortadaki; deha. Complete bir adam, kendini bu iş için adarken her anlamda kendini geliştirmiş. Zekasını Breaking Bad Walter White ile kıyaslıyorum 🙂

Siz hala bu diziyi duymadıysanız yakında biri ‘ya bu dizi çok iyiymiş’ diyebilir. Her seferinde bir sonraki bölümü açmak istedim, meraklanmak çok güzel bir his 🙂 İnanılmaz sürükleyici, akıl dolu.

Bella Ciao

 

La Casa De Papel” için 2 yorum

  1. Bitirdim bu arada. Ben de Denver’ın o salak kahkasına bayıldım. Çoğu bölümde ben de güldüm dizide olanlara, komik gelmeyecek olsa da absürd durumlar beni epey güldürmüştü. Profesör’ü Walter ile kıyaslaman iyi olmuş, benzerlikler var fakat; profesör konusuna iyi çalışmış gibi duruyor. Gene de kerizlikler yapmadı değil, neyse. Devamını bozmazlar inşallah.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s