Kitap – Fareler ve İnsanlar

John Steinbeck’in yazmış olduğu Fareler ve İnsanlar kitabını nihayet okuma fırsatı bulabildim. Kitap yazı dili itibariyle çok yakın ve akıcı, aynı zamanda MEB’in 100 temel eserlerinin de arasına girmiş durumda. 127 sayfa olan kitap akıcı olmasından da sebeple çok hızlı bir şekilde bitiyor, ben 1 günde bitirdim. Kısa olsa da içerisinde beni çok etkileyen olayları da barındırdığını söyleyebilirim. Kitabı okumadıysanız önce okumanızı tavsiye ederim, aşağıda biraz derinlemesine değineceğim.

Kitap George Milton ve Lennie Small isminde iki karakterin hikayesini konu ediniyor. George zeki, Lennie ise bir o kadar kısıtlı akla sahip. Aynı zamanda Lennie çok güçlü, kuvvetli ve bu sahip olduğu gücün farkında değil, George ne derse onun sözünden çıkmamaya çalışıyor. George ise Lennie’nin bu durumunun çok iyi farkında ve bunu olabildiğince iyi idare etmeye çalışıyor fakat başlarına sürekli talihsiz durumlar geliyor.  Bu 2 arkadaş, hayatlarını çiftliklerde tarım işçiliği yaparak ve geleceğe yönelik umut dolu hayaller kurarak geçiriyorlar. Hayalleri para biriktirmek ve kendi çiftliklerini satın alıp kendi tarlalarını işlemek, kendi hayvanlarına bakmak. Aslında özgür bir yaşam sürmek istiyorlar çünkü yıllarca o kadar tarlanın işini görüp bir buğday tanesinin bile kendilerinin olmadığının farkındalar. Aslında sadece George farkında.

Kitapta bu umut dolu hayal o kadar güzel işlenmiş ki bu hayallerinden diğer karaktere bahsettiklerinde onların da bu hayale dahil olma isteğini görüyoruz. Başlar da George da bu hayale pek inanmasa bile artık o da umutlanmaya başlamıştı, bu hayal ulaşılması güç değildi. Gerçekten bir kararlılıkla gerçekleşebilirdi ve bu hayal için George’un bildiği uygun bir çiftlik de vardı. Özellikle Lennie’nin bu hayale sıkı sıkıya bağlanması beni çok etkiledi.

George ve Lennie arasındaki ilişkiyi tanımlamak çok güç. George bunu bir çıkar ilişkisi olarak görmesi çok muhtemel. Lennie gibi ne iş verilirse yapan güçlü birisi, para hesabı yapmıyor ve ne denilirse yapıyor. Aynı zamanda seyis Croots’un da konuşmasında geçiyor, herhangi birinin varlığı yalnızlıktan çok daha iyidir. Eğer bir gün George bu hayalini gerçekleştirecekse biliyor ki kendisi 12 ay boyunca bunu yapabilecekse Lennie ile birlikte 6 ay da yapabilirler. Zaten Lennie zaman zaman dağlara giderim dediğinde gitmesini istemiyor. Bununla birlikte George’un merhametli tarafını da çok iyi görüyoruz. Lennie gibi biriyle sürekli birlikte olmak eminim çok zor olacaktır çünkü hafızası neredeyse yok ve sürekli bu hayallerini George’a sorup onu anlatmasını dinliyor. Ne kadar bilerek, isteyerek yapmasa da sürekli başlarına iş açan, çiftliklerden kovulmalarına, gitmelerine sebep olan birine katlanmak da çok güç olsa gerek. George ama onun bu iyi niyetini, içinde kötülük olmadığını biliyor. Bu sebeple her ne kadar çıkar ilişkisi de olsa ben buradaki bağlılığın ve bir garip dostluğun ağır bastığını söyleyebilirim.

Bu kitap daha önce televizyonda izlediğim “Abimm” filmini aklıma getirdi. Sonra incelediğimde gerçekten hemen hemen herkes aynı şeyi düşünmüş, kitabın farkı bir yorumuymuş. Ayrıca filmdeki Lennie karakterininde adının Arif olduğunu belirteyim 🙂

Kitapta geçen daha önce de sayfamızda paylaştığımız güzel bir sözü de aşağıda paylaşıyorum.

sqswqwq

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s