Detoks Hakkında

Yılın Kadın Girişimci ödülü Juico'ya - Yaşam Haberleri

Merhaba arkadaşlar, bu yazıda sizlere 1 günlük detoks maceramdan bahsedip kısa bir detoks bilgilendirmesi yapacağım.

Bursa’da Reformer pilates yaptığımız Panem Pilates sayesinde Sakarya Fit-Ox’tan getirilen detoks sıvılarıyla tanışmış olduk. Buradan toplu sipariş alıp Sakarya’dan Bursa’ya kendileri getiriyorlar.

Soğuk sıkım yöntemiyle detoks sıvıları oluşturulduğu için 3 gün içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Bu yüzden farklı şehirlerden tedarik etmek pek mümkün değil.

Detoks uyguladıktan sonra biraz araştırma yaptığımda Bursa’da FitMeal’ın da detoks üretimi yaptığını gördüm. İstanbul için ise Juico’nun güzel bir seçim olacağını keşfettim.

Juico’nun sitesindeki açıklamaları ve tasarımını pek beğendim. Oradan ileteceğim bilgilerle yazıya devam ediyorum.

DETOKS NEDİR?

Detoks sistemi, vücutta oluşan radikal maddelerin nötrlenmesi ve vücuttan atılması için gerçekleşen işleme verilen isimdir. Metabolizma çalıştığı sürece, vücudumuz her saniye radikal madde, toksin üretir ve sonra bu maddeleri etkisiz hale getirerek kendinden uzaklaştırır. Yani vücudumuz kendi kendini arındırmak için kusursuz tasarlanmıştır.

Peki, bu radikal maddeler nelerdir?

  1. Vücutta doğal olarak gerçekleşen reaksiyonlardan açığa çıkan atık maddeler (görevi tamamlanan hormonlar gibi)
  2. Besinlerin sindiriminden açığa çıkan atık maddeler
  3. Yüksek miktarda ısıl işlem görmüş besinlerde oluşan toksik maddeler
  4. Endüstriyel besinlerdeki kimyasallar, koruyucu maddeler, hormonlar
  5. Alkol
  6. Sigara
  7. Tarım ilaçları
  8. Çevre kirliliği ve şehirleşme
  9. Kötü beslenme sonucu bağırsak yapısının hasar görmesiyle sızan bakteri ve toksinlerin sebep olduğu antijen+antikor bileşimleri

Bu sıralamada 1 ve 2. maddeler doğal işleyişimizin sonucudur ve sağlıklı biri için bu toksinleri tolere etmek hiç zor olmaz. 3. madde ise çok abartılmadığı sürece yine vücut tarafından kolayca çözülebilir. Ancak diğer maddelere uzun süreli maruz kaldığımızda -ki pek çoğumuz kalıyoruz- vücut bunun üstesinden gelemeyecek hale gelebilir. Benzetme yapacak olursak bir süre sonra bedenimiz süpürdüğü tozları dışarı atamadığı için halının altına biriktirir.

Günümüz yaşam koşullarında detoks ne demek dersek, vücudun kendi kendine arınmasında yardımcı olacak antioksidan maddelerin mevcut detoks sistemine katkısız, işlem görmemiş, detoks içecekleri ve yiyecekleri ile hazırlanmış beslenme programları ile dışarıdan takviye olarak sağlanmasıdır.

Cold Pres – Soğuk Sıkım

Juico’lar, yurt dışından getirdiğimiz özel hidrolik bir presle sıkılır. Soğuk pres, alışık olduğumuz katı meyve sıkacaklarına göre çok daha yavaş olmasına rağmen elde ettiği onlarca kat fazla enzim, vitamin ve mineral oranıyla bizim tercihimizdir. Bu yöntem, slow juicer gibi farklı tekniklerle karıştırılmamalıdır. Cold press sistemi sıkım aşamasında oksidasyonu minimumda tutarak, meyve – sebzelerdeki besinlerle posayı birbirinden ayırır. Bu özel teknik sayesinde soğuk sıkım juice’lar 3 günlük raf ömrüne sahip olurlar.

Detoks programını uygularken günlük 6 şişe 500’er ml’lik detoks sıvısı tüketmiştim. Yanında da sadece su içerseniz daha verimli olduğu söyleniyor. Ben 1 gün uygulayarak bir sabahtan diğer sabaha 1,6 kg tartıda fark görmüştüm. Sonrasında o fark kapandı 🙂

Ücret

Şu ana kadar gördüğüme göre şişe başı fiyat ortalama 15-20 tl arasına denk geliyor. Çok da yüksek bir ücret değil aslında. Bir cafede içeceğiniz meyve suyu ya da benzer bir karışım ayarında.

Muhtemelen bu ilk ve son detoks denemem olmayacak; fakat bir sonrakine Juico’nun paketlerinden denemeyi düşünüyorum. Bu linkten farklı ürün çeşitlerini görebilirsiniz.

Evde de deneyebileceğiniz detoks tarifleri var aslında, soğuk sıkım olmasa da yararlı olmamasına bir sebep yok. Ayşe Tolga’nın sitesinde farklı tarifler var gibi, belki işinize yarayabilir.

Sağlıklı günler..

Detoks Hakkında” için 6 yorum

  1. Berker çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Teşekkürler.

    Bu noktada ben şeytanın avukatlığını yapmak istiyorum (yanlış anlama 🙂 :

    Detox kelimesinin bilenin anlamıyla ilk kullanımı 1973 yılından (https://www.merriam-webster.com/dictionary/detox#h1).
    Yani yeni bir kavram.

    Burada benim aklıma şu sorular geliyor:

    1- Neden sebze ya da mevveyi direk yiyemiyorum da illa soğuk sıkılmış içiyorum?

    2- Marketten ya da pazardan taze sebze ve meyveyi alsak şişede üç gün beklemişin yerine taze taze yesek olmaz mı?
    (Bunu yaparsak küresel ısınma için de faydalı bir şey yapmış olabiliriz)

    3- Soğuk sıkım harika vs de soğuk sıkım olmayan sebze ya da meyve suları nasıl sıkılıyor?
    (Ben burada zeytin yağından alışık olduğumuz bir kavramı yeniden kullandıklarını düşünüyorum ve bu kaframın insanları
    kandırmak amacıyla kullanılmış olabileceğini düşünüyorum)

    4- Bu harika yurt dışından getirdileri presin resmini keşke paylaşsalardı?
    (Bence Türkiye de böyle bir cihaz üretilmediği için yurt dışından getirmek zorunda kalmış olabilirler).

    ———————————————————————————-

    Benim düşüncem:

    şişelenmiş ve paketlenmiş gıdaları ne kadar azaltırsak hem gezegenimize hem kendimize daha az zarar veririz.
    Parasal olarak düşününce 20 TL ye 1 Kilo meyve rahatlıkla alınır diye düşünüyorum.

    Son olarak: Kendimizi reklamlandan korumasını bilmeliyiz. Önce ihtiyaç yaratıyorlar sonra satıyorlar. Sağlıklı olmak için
    en kestirme yol dengeli beslenme ve az yemedir. Insanlarımız mucize arayışı peşinde sağa sola savrulmaktalar.

    Ben de bir Mucize yazısı yazacağım.
    (Hatta bugün yazacağım)

    Yazı için tekrar teşekkürler Berker 🙂

    İyi pazarlar.

    Liked by 2 people

  2. Wikipedia’nin ilgili makalesinden: https://www.wikiwand.com/en/Cold-pressed_juice

    Nutrient preservation
    Cold-pressing does not preserve phytochemicals or micronutrients better than conventional centrifugal juicing or blending.[6] Color and physicochemical composition, including polyphenols, carotenoids, vitamin C, and antioxidant capacity, were not different among juices of various tropical fruits prepared using a cold-press instrument, a centrifugal juicer or a blender.[6] Cold-pressed juices showed degradation of constituents within 6 days of normal cold storage in a refrigerator.[6]

    Liked by 1 kişi

  3. Yorumların için teşekkürler Kadir. Biraz daha araştırdım yorumların üzerine. Paylaştığın wikipediadaki 6 numaralı referans araştırmasına göre, taze sıkılmış meyve suyu, blend (parçacıklı kıvam) ve soğuk sıkım arasında bir besin değeri farkı görülmemiş. Yani anlaşılacağı üzere ille de soğuk sıkıma gerek yok dediğin gibi.

    6 numaralı araştırmada normal taze sıkımın 30 saniyede tutulduğu belirtiliyor. Bu süre artarsa bıçakla temastan dolayı ısınma ve dönme kuvveti bazı yararlı besin değerlerini azaltabilir. Ve bıçakla temas daha çok oksijene maruz bıraktığından bakteri oluşumu riski olabiliyor. Farklı kaynaklardan da araştırdığım üzere bu farktan bahsetmişler. Ama 30 saniyede sıkma süresi tutularak bir fark görülmemiş soğuk veya taze arasında.

    Dışarıdan taze meyve suyu alacaksanız ısıl işlem görmesine dikkat edin demişler, bunu pek bilmiyordum. Bıçak olayı bakteri riskini arttırıyormuş. Soğuk sıkımda böyle bir durum yok mesela. Bu bir avantaj olabilir. Bir de atıksal olarak soğuk sıkım biraz daha çevreci duruyor. Tabi katı tüketime oranla dezavantajda olabilir. Meyve ya da sebzeye göre spesifik de değişebilir belki..

    Katı olarak tüketmenin avantajı çiğneme işlemini de devreye sokarak daha doyurmaya yönelik duyuların da meyve sebze tüketimini desteklemesi oluyor. Sıvı tüketmenin emilime avantajı olur düşüncesi tam olarak desteklenmemiş. Yani katı veya sıvı da fark etmiyor gibi. Sadece yorumlama farkları olabilir. Kimi sıvı daha rahat tüketir gibi. Ya da sıvı fazla tüketerek aşırıya gidebilir. Kişiye kalmış bir seçenek.

    Sorularını da cevaplayayım,

    1) Direk yiyebilirsin katı olarak, lifleri de destekleyici olabilir

    2) İmkanın varsa taze tazee ısırarak ye, yoksa şişele bence, ya da yanına al sonra ısır 🙂 Belki sabah kahvaltısı ya da koşu sonrası daha çabuk bir seçenek için katı olarak yanına alamayacağın bir karışım yapmak isteyebilirsin..

    3) Dediğin gibi bu soğuk sıkım hikayesi yeni bir hikaye değil, büyük firmalarda benzer bir yöntem ya da bıçak kullanıp ısıl işleme alıyor olması lazım, açıkçası araştırabiliriz..

    4) Videoda presin gözüküyor olması lazım, bariz olmayabilir ama sıvının akışından anlayabilirsin dikkatli bakarsan.. Yurtdışından getirilme hikayesi bir ayrıntı aslında. Telefoncular bile herşeyi Çin’den getiriyorlar. Ülkemizde yapılamayacak birşey değil bunlar aslında. Ama yapacak adamı bulmak, anlatmak ve yaptırmak daha zor olabilir. Sonrasında parça desteği almak vs..

    Araştırmaya devam ederiz. Bence tükettikten sonra sıkıntı yok, doğal beslenmek lazım..

    Liked by 1 kişi

  4. Harika bir yazı olmuş, eline sağlık 🙂 Ben de kısa süreli olarak denemek istiyorum, 1-3 gün arası ideal sanırım. Ofiste dolapta çok kez görmüştüm.
    Üniversitede bir kimya hocam portakal suyunun sıkıldıktan sonra 30 dakika içerisinde tüketilmesi gerektiğini, aksi takdirde aksioksidan özelliğini yitireceğini söylemişti. Bu durum diğer sebze ve meyveler için geçerli midir bilemiyorum. Kadir’in yorumuna da katılmakla birlikte; pratik ve zamandan kazandırması sebebiyle denenebilir diye düşünüyorum.

    Liked by 1 kişi

    1. Kesin dene bence de, vitamin minerali alma olayı ayrı, sıvı tüketip vücudu daha az yorma işlemi ayrı düşünülmeli gibi geliyor. Bir de önceki yorumda yazmayı unutmuşum, evde karışım hazırlanırsa +4 derecede buzdolabında tutarak en uzun dayanım sağlanıyordu..

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s