Kitap – Yeni Bir Yaşam – Jiddu Krishnamurti

Jiddu Krishnamurti hakkında wikipedia girişiyle başlayalım. Hindistan asıllı düşünür, konuşmacı ve yazar. Kendi adıyla basılan eserler dünyayı dolaşarak yaptığı konuşmalardan derlenmiştir. Konuşmalarında “hakikatin/gerçeğin yolları olmayan bir ülke” (truth is a pathless land) olduğunu ve bireyin ancak sessiz/dingin bir farkındalıkla ve tüm yaşam ile bütünleşerek yaşaması halinde gerçeğin/hakikatin kendiliğinden geleceğini söylemiştir.

Yeni Bir Yaşam kitabı, yukarıda bahsedildiği gibi konuşma, soru ve cevap havasında ilerliyor. Çok uzatmadan aşağıya kitaptan ilgimi çeken alıntıları iletiyorum.

Dinleyici: Onu özel bir testten geçirmeden altının kalitesini bilmek mümkün müdür ? Aynı şekilde, bir çocuğun kapasitesi onu bir tür sınava sokmadan bilinebilir mi ? Krishnamurti: Sınavla çocuğun kapasitesinin gerçekten öğrenilebileceğini düşünüyor musunuz ? Bir çocuk sınavlardan korktuğu ve gergin olduğu için sınavdan kalabilirken, bir başkası sınav psikolojisinden daha az etkilendiği için sınavdan geçebilir. Bir çocuğu her hafta gözlemlerseniz, karakterini incelerseniz, oyun oynama tarzına, konuşma biçimine, ilgi alanlarına, nasıl ders çalıştığına, yediği yiyeceklere bakarsanız hiç sınava gerek duymadan çocuğun kapasitesini öğrenebilirsiniz. Ne var ki bizler bu konular üzerinde hiç düşünmüyoruz.

İnsanın bütün varlığıyla gelişmesi için duyarlılığı oluşturmanın bir aracı olarak yalnızlık kaçınılmaz olur. İnsanın yalnızlığın ne demek olduğunu, meditasyonun içeriğini ve ölümün anlamını öğrenmesi gerekir; ve yalnızlığın, meditasyonun ve ölümün anlamları ancak keşfedilerek öğrenilebilir. Bu anlamlar öğretilemez; ancak kişinin kendi başına keşfetmesi gerekir. Bu anlamlara işaret edilebilir ama işaret edilen şeyi öğrenmek yalnızlığı veya meditasyonu deneyimlemek değildir. İnsanın yalnızlığı ve meditasyonu deneyimlemesi için bir araştırma hali içinde olması gerekir. Ancak bir araştırma hali içindeki zihin öğrenme yetisine sahip olabilir.

Bizler sadece zihnin geliştirilmesi ve duygusal hassasiyetin uyandırılmasıyla değil, aynı zamanda bedenin tam anlamıyla geliştirilmesiyle de ilgileniyor ve buna son derece önem veriyoruz. Eğer beden sağlıklı ve diri değilse kaçınılmaz olarak düşünceyi çarpıtır ve duyarlılığı köreltir. Bu gerçek o kadar açık ki üzerinde ayrıntılı şekilde durmamıza gerek yoktur. Bedenin kusursuz derecede sağlıklı olması, doğru beslenmesi ve yeterince uyuması hayati önem taşımaktadır. Eğer duyular açık değilse, beden insan varlığının tümüyle gelişmesini engeller. Kaslarınızın gayet dengeli bir kontrol içinde hareket etmesi için çeşitli egzersiz, dans ve oyun türlerini uygulamalısınız. Temiz tutulmayan, yani pasaklı olan ve düzgün bir duruş sergilemeyen bir beden zihnin ve duyguların hassasiyetini iletemez. Beden zihnin bir aracı değildir; beden, duygular ve zihin insan varlığının bütününü oluşturur ve bunlar birlikte uyum içinde yaşamadığı sürece çatışma kaçınılmazdır.

Gördüğünüz gibi, içinizde korku varsa bütün bu duyarlılıklar hayatınızdan çekilir ve siz duyarsızlaşırsınız, çevrenizde olan biteni göremezsiniz. Eğer korku duyuyorsanız geleneğin boyunduruğu altına girersiniz, bir liderin veya gurunun peşinden gidersiniz. Geleneğin esiri olduğunuzda kocanızdan veya karınızdan korkarsınız, bir insan bireyi olarak saygınlığınızı yitirirsiniz. O halde sizi ne denli gerekli olursa olsun sınavlara hazırlamakla yetinmeyip içinizdeki korkuyu söküp atmak eğitimin görevi değil midir? Aslında eğitimin ve her öğretmenin asıl hayati amacı bu olmalıdır: Ta çocukluktan itibaren korkudan tamamen kurtulmanıza yardım etmek. Böylece dışarıdaki dünyaya adım attığınızda hakiki inisiyatifle dolu zeki bir insan olarak yaşayabilirsiniz. Salt kopyalıyorsanız, geleneğin tesiri altındaysanız, bir siyasi veya dini lideri takip ediyorsanız inisiyatif alamazsınız. Birinin peşinden gitmek kesinlikle zekâyı köreltir. Tam da takip etme faaliyeti korku duygusunu yaratır ve korku bütün o çetrefilli yanları, mücadeleleri, acıları ve yoksulluğuyla birlikte zenginliği ve güzelliğiyle -kuşların ve denizin dalgalarının güzelliğiyle- hayatı kavramayı engeller. Korktuğunuzda bütün bunlara duyarsız kalırsınız.

Gelenek size ne yapmanız gerektiğini söylüyor ve gelenek her şeyden önce bilgidir, değil mi ? Nitekim size ne yapmanız gerektiğini söyleyen kitaplar var. Keza devlet de yapmanız gerekenleri size bildiriyor; aynı şeyi anne babanız, toplum ve din de yapıyor. Bu durumda size ne oluyor peki? Eziliyorsunuz, bozuluyorsunuz. Asla capcanlı düşünerek hareket edip yaşayamıyorsunuz, çünkü bundan korkuyorsunuz. İtaat etmeye mecbur olduğunuzu, aksi halde çaresiz kalacağınızı söylüyorsunuz. Bu ne demektir? Otorite yaratıyorsunuz demektir, çünkü emin bir davranış biçimi, güvenli bir yaşam tarzını arıyorsunuz. Tam da bu güvenlik arayışı otoriteyi yaratıyor ve işte bu yüzden siz basit bir köleye, çarktaki bir dişliye dönüşüp hiçbir düşünme ve yaratma kapasitesini hayata geçirmeden yaşıyorsunuz.

Sadece itaat etmeyin, bir sorunu kendi başınıza nasıl ele alacağınızı öğrenin. “Babam öyle istediği için bunu yapıyorum” demeyin, onu yapmanızı niçin istediğini, neden falanca şeyin iyi olduğunu düşünürken filanca şeyi kötü bulduğunu öğrenin. Onu sorgulayın, bu sayede kendi zekânızı uyandırmakla kalmayıp babanızın da zeki biri olmasına yardım etmiş olursunuz.

Dinleyici: Onu özel bir testten geçirmeden altının kalitesini bilmek mümkün müdür ? Aynı şekilde, bir çocuğun kapasitesi onu bir tür sınava sokmadan bilinebilir mi ? Krishnamurti: Sınavla çocuğun kapasitesinin gerçekten öğrenilebileceğini düşünüyor musunuz? Bir çocuk sınavlardan korktuğu ve gergin olduğu için sınavdan kalabilirken, bir başkası sınav psikolojisinden daha az etkilendiği için sınavdan geçebilir. Bir çocuğu her hafta gözlemlerseniz, karakterini incelerseniz, oyun oynama tarzına, konuşma biçimine, ilgi alanlarına, nasıl ders çalıştığına, yediği yiyeceklere bakarsanız hiç sınava gerek duymadan çocuğun kapasitesini öğrenebilirsiniz. Ne var ki bizler bu konular üzerinde hiç düşünmüyoruz.

Son olarak, kitabın alt başlığı, öğrenme ve anlam arayışı üzerine olmaktadır. Alıntılara biraz göz gezdirdiyseniz, felsefe ve kişisel gelişim tarzında farklı bir deneme yapmak istiyorsanız kitap belki hoşunuza gidebilir. İyi okumalar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s