Bordeaux’da kar

Bugün Bordeaux’da yaklaşık 45 dakika kar yağdı. Yağan kar çatıların, arabaların ve çimenlerin üstünü tuttu. Yolları tutacak kadar kar yağmadı. Ofisdeki Fransız arkadaşlarım şaşırmış camdan kar yağışını izliyorlardı çünkü Bordeaux’da kar yağışı nadir görülürmüş. Ben 2019 yılının kasım ayından beri Bordeaux’dayım ve bu benim gördüğüm ilk kar yağışıydı. Eve gelir gelmez hemen elime kameramı aldım ve birkaç kare fotoğraf çektim. Çektiğim karelerin bazılarını sizinle paylaşmak istedim. Sanırım insanın kamerasını elinden ayırmaması gerekiyor çünkü ne zaman çekilmeye değer bir şeyle karşılacağın belli olmuyor. Ayrıca bugün günlerin oldukça uzamış olduğu ilk defa dikkatimi çekti. Saat 18:00 civarında işten çıkmıştım ve hava hâlâ aydınlıktı. Sanırım ilkbahar yaklaştı…

Okumaya devam et “Bordeaux’da kar”

Sonbahar-Kış

Sonbaharda sarının ve kırmızının her tonuna bürünen bir ağaç Fransa’da dikkatimi çekmişti. Bu ağacın adının liquidambar ya da sweetgum olduğunu öğrendim. Türkçe de günlük ağacı ya da sığla ağacı olarak biliniyormuş. Sert odunsu tohum keseleri ve yıldız yaprakları sayesinde sweetgum‘ı diğer ağaçlardan ayırt etmesi çok kolay. Sizinle yukarıda paylaştığım slide’da sonbaharda penceremin kenarından çektiğim 2 fotoğrafla, bugün kar yağaşından sonra çektiğim bir fotoğrafı paylaştım. Sonbahar resimlerindeki renklerin canlılığı etkileyici değil mi? Sonbahar ve kış fotoğrafları ne kadar da farklılar. Bu fotoğraflar bilgisayarımın masaüstünde aylarca kullanılmayı bekledi. Kısmet bugüneymiş.

Okumaya devam et “Sonbahar-Kış”

Monte Carlo Yanılgısı Hakkında

Monte Carlo Kumarhanesinin ön cephesi. Resim kumarhane web sayfasından.

Arif Çakır Monte Carlo Yanılgısı hakkında bir yazı paylaşmıştı. Monte Carlo yanılgısının ne olduğunu hatırlamak isteyenlere ilgili yazıyı okumalarını öneririm. Bu olgunun esas ismi kumarbaz yanılgısı ve Monte carlo yanılgısı olarak da biliniyor. Ben Monte Carlo’yu hep bir kişi olarak hayal etmiştim çünkü matematikte ve bilgisayar bilimlerinde Monte Carlo yöntemi ve Monte Carlo algoritması kavramları var. Bu yöntemi ve algorithmayı keşfeden Monte Carlo’dur diye düşünüyordum ve yanılıyormuşum. Bunun bir diğer sebebi de muhtemelen bu ismin bana Alexandre Dumas’ın Monte Cristo Kontu kitabını hatırlatması. Bugün öğrendim ki Monte Carlo Monako prensliğinde bir kumarhaneymiş (Casino) ve orijinal adı ise Casino de Monte-Carlo‘imiş. Kumarbaz yanılgısının Monte Carlo yanılgısı olarak bilinmesinin sebebi bu yanılgının en bilinen önerklerinden birisinin bu kumarhanede gerçekleşmiş olmasıymış: bu kumarhanede bir rulet oyunu esnasında oyuncular kumarbaz yanılgısına düşerek milyonlarca frank kaybetmişler. Monte Carlo yanılgısı isminin nereden geldiğini öğrendiğim Türkçe blog postunu okumanızı öneririm. Tekrar görüşmek üzere.

14 Ocak 2023 – Fotoğraflar

Bugün yürüyüşüm esnasında Canon 600D fotoğraf makinamı kullanarak birkaç fotoğraf çektim. Özellikle yosunlar ve likenler çok hoşuma gidiyor: sanki bu dünyadan değillermiş gibi bir havaları var. Pessac’da evimiz üzüm bağlarına çok yakın ve üzüm bağlarında tavşanlar yuva yapıyor. Fotoğraflardan birisinde tavşanşarın kazmış olduğu bir kuyu görülmekte. Ayrıca bir fotoğrafta üzüm bağlarının içerisine yerleştirilmiş bir meteroloji istasyonu görünmekte. Bu sefer bütün fotoğrafların boyutunu ve kalitesini biraz düşürdüm, bu sayede bilgisayar ve telefonlarda daha hızlı yüklenecekler. Tekrar görüşmek üzere.

Sezar Şifreleme Yöntemi

Sezar şifreleme yönteminin şematiği.

Merhaba arkadaşlar, bu yazımda size kısaca Sezar şifreleme yöteminden bahsedeceğim. Bu yöntem adını Roma’nın ünlü diktatörü Jül Sezardan almakta. Jül Sezar’ın askeri yazışmalarını korumak için bu şifreleme yöntemini kullandığı bilinmekte. Peki Sezar şifreleme yöntemi nedir, nasıl çalışır ve bugünün şartlarında bu şifreleme yönteminin geçerliliği var mıdır? Yazımın devamında bütün bu soruların cevabını bulacaksınız.

Okumaya devam et “Sezar Şifreleme Yöntemi”

Kısa mesaj ile Taş-Kağıt-Makas Nasıl Oynanır-1

Taş-kağıt-makas klasik bir oyundur. En az iki oyuncu ile yüzyüze oynanır ve her oyuncu aynı anda elini kullaranak taş, kağıt ya da makası seçer. Üstteki resimde hangi el şeklinin hangi nesneye karşılık geldiğini görebilirsiniz. Oyunun kuralları şu şekide: taş kağıdı keser, kağıt taşı kaplar ve taş makası kırar. Oyunu oynayan iki oyuncudan biri makas diğeri de taşı seçmişse taşı seçen oyuncu kazanır çünkü taş makası kırar. Bu yazımda size bir soru sormak istiyorum: Taş-kağıt-makas oyununu kısa mesaj ile uzaktaki bir arkadaşımızla nasıl oynayabiliriz? Ben kısa mesaj yazdım ama mektupla (posta göndererek) ya da herhangi bir anlık mesajlaşma uygulamasıyla (WhatsApp, Gmail vs) da oynasak olur. Sizce bunu nasıl yapabiliriz? Bunu yaparken ne gibi zorluklarla karşılaşabiliriz? Vaktiniz olursa fikirlerinizi lütfen yorum olarak yazınız!

Yazının ikinci bölümünde görüşmek üzere! İyi pazarlar.


Kitap: Negotiating the Nonnegotiable, How to Resolve Your Most Emotionally Charged Conflicts

Bu yazımda hafta içi okumayı bitirdiğim bir kitaptan bahsedeceğim: kitabın adı Negotiating the Nonnegotiable, How to Resolve Your Most Emotionally Charged Conflicts ve yazarı Daniel Shapiro. Kitabın Goodreads sayfasına linki kullanarak ulabilirsiniz. Kitabın Türkçe’si yok. Kitap anlaşmazlıkların nasıl çözümlenebileceği üzerine. Anlaşmazlık doğası gereği duygularla ilgili ve kitap anlaşmazlıkların duydusal yönlerini derinlemesine inceliyor. Anlaşmazlıklarda neden koyu bir şekilde kendi görüş açımızı savunma gereği hissettiğimizi örneklerle açıklıyor. Bizim için geçerli olanın, karşı taraftaki anlaşmazlığı yaşadığımız kişi için de geçerli olduğunu vurguluyor. Anlaşmazlıkların sebeplerini irdeledikten sonra, anlaşmazlıkların çözümlenebilmesi için neler yapılabileceğinden bahsediyor. Insan ilişkilerini geliştirmek isteyen herkes için bu kitabın faydalı olacağını düşünüyorum. Ayrıca iş görüşmesi yapacak arkadaşlara bu kitabın çok faydalı olacağını düşünüyorum çünkü ciddi kurumlar işe alım yaparken kişinin anlaşmalık çözme yeteneklerini göz önünde bulunduruyorlar ve anlaşmazlığı çözmenin birinci yolu onun sebeplerini anlamaktan geçiyor. Her ne kadar her anlaşmazlık kendine özgü olsa da anlaşmazlıkların altında temel insan dürtülerinin yattığını bu kitabı okuduğum zaman anladım.

Bir sonraki yazımda tekrar görüşmek üzere.